Friday, November 29, 2013

kayisili cevizli kurabiye

Selam degerli site ziyaretcilerimiz. Yogun talep üzerine sizlere bugün kayisili cevizli kurabiye makalesini paylasmaya karar verdik.

kayisili cevizli kurabiye 1mutfaktasanat.49.PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ' ne gönderiyorum.. kolaylıklar diliyorum...


"Cevizli Kare Bisküvi" önce malzeme listesine bir göz atalım... ondan sonra hep birlikte nasıl yapılıyormuş bir bakalım


1 su bardağı mısır nişastası 1,5 su bardağı pudra şekeri 2 çorba kaşığı kakao 2 adet yumurta 1 paket margarin ya da tereyağı (250 gram) 1 paket vanilya 1 paket kabartma tozu 1 fiske tuz ve alabildiği kadar elenmiş un üzeri için; 1 dolu çorba kaşığı hindistan cevizi rendesi 6 - 7 adet kıyılmış kurukayısı ve 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz


tarifimize yumurtaları kırarak başlıyoruz...1 paket yani 250 gram margarinimiz var... oda ısısında yumuşayacak, oldukça yumuşamış... 1 su bardağı pudra şekerimiz var bunu da ilave ettikten sonra; bu üç malzemeyi parmak uçlarıyla, birbirine yediriyoruz...malzemeyi birbirine yedirdikten sonra 1 su bardağı mısır nişastamızı ilave ediyoruz, özellikle kurabiye yapımında mısır nişastası kullanıyoruz çünkü buğday nişastası daha sert oluyor... 2 kaşık kakao atıyoruz... vanilyamızı ilave ediyoruz özellikle kakaoyu undan önce ilave ettim ki, daha güzel yayılsın rengini daha güzel bıraksın diye kakaonun rengi çok güzel bir şekilde çıktı şimdi bir fiske tuzumuz var... tuz şekerli ürünlerin tadını ortaya çıkarmaya yarıyor... alabildiği kadar elenmiş un bunu ilave ediyoruz unun üzerine direk hamura deymesin diye... kabartma tozunu ekledik ve ele yapışmayan, çok sert olmayan bir hamur olana kadar... 10 dakika kadar üzeri kapalı olarak dinlendiriyoruz... kısa düre beklettik, şimdi şekillendirme aşamasına geçiyoruz beklerken yumuşayabiliyor özellikle sıcak havalarda biraz un ilave edip tekrar yoğurabiliriz ... tepsimizin şekline uygun biçimde açalım... zaten bir miktar açtıktan sonra, parmak uçlarıyla bastırarak tepsinin şekillendiricez...bundan sonrasını tepsinin içinde biçimlendirebiliriz yağladığımız tepsiye aktarıyoruz bu şekilde parmak uçlarıyla tepsinin şeklini veriyoruz bu şekilde hamuru tepsiye yerleştirdik... üst malzememiz, 1 su bardağı iri dövülmüş cevizimiz var... önce bunu serperek yerleştiriyoruz... bir kaç tane kuru kayısımız vardı, onu da serpiyoruz... damla çikolata da kullanabilirsiniz... toz şeker de serpebilirsiniz... en son olarak da hindistan cevizi var... bunu da serpiyoruz ...hafifçe bastırıyoruz... malzemeyi de böyle bitirdikten sonra kare şeklinde kesiyoruz ..., 190 derece önce ısıttığımız kızgın fırına veriyoruz 10 dakika hafif pişecek kadar pişiriyoruz ondan sonra alıyoruz... soğuyunca servis yapalım...


işte bu kadar...çok kolay...şekillendirmeye gerek kalmadan kare bisküvilerimiz oluyor...hemde çok lezzetli...yaptığım misafirlerim çok beğendi... çok ta bereketli...sayı olarak çok çıkıyor...ben iki renkli yaptım... kakolusu bitince sadesinin resmini çektim...bu tarifi mütevazi lezzetlerden denedim...http://video.lezzetler.com/ diğer tariflerede buradan ulaşabilirsiniz... herkese kolay gelsin... AFİYET OLSUN....




Bu makale hakkinda daha fazla bilgi gorebileceginiz tavsiye ettigimiz bir web sayfasi : kayısılı cevizli kolay kurabiye

Thursday, November 28, 2013

derya baykal son modelleri

Merhabalar sevgili site okurlarimiz. Simdiki yazimiz derya baykal son modelleri.


derya baykal son modelleri 1


DALDA BAYKUŞ

MALZEMELER

- ORTA KALINLIKTA YÜN

- ŞİŞ NO 5

- YÜN İĞNESİ

YAPILIŞI

36 ilmek başlanır. 12 sıra düz örülür. 13 sıra 3 ters 8 düz, 3 ters 8 düz, 3 ters 8 düz, 3 ters örülür. 14.ncü sıra ters ilmekler ters, düz ilmekler düz olarak örülür.

15.nci Sıra

3 ters örülür. Sonraki iki ilmek sağ şişe geçirilir. Boşta kalan iki ilmek sol şişe geçirilir. Sağ şişteki iki ilmekte sola geçirilip düz örülür. İki ilmek sağ şişe geçirilir, sonraki iki ilmek şişten çıkarılır, sağ şişteki iki ilmek sol şişe geçirilir, boşta kalan iki ilmekte sol şişe geçirilip düz örülür. Böylece sağa ve sola doğru ikili burgu yapılır. Sıra sonuna kadar 8 düz ilmeklere bu işlem uygulanır. 8.nci sıra sonra burgu işlemi tekrarlanıp gövde oluşturulur. 6 sıra sonra tekrar burgu yapılıp kafa oluşturulur. İki sıra örülüp daha sonra tüm ilmekler düz olarak örülür.

Siyah iple resimde görüldüğü gibi gözleri ve kenar kontürleri işlenir. Sap işi ile dal ve yaprakları işlenir.



Bunu E-postayla Gönder BlogThis! Twitter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş



Bu konu hakkinda daha cok yazi inceleyebileceginiz onerdigimiz bir web sitesi : lif yapılışı video

Tuesday, November 26, 2013

Meclis’teki Türban



meclis teki turban 1


Türban bir simge mi? Evet.

Ama bunda yadırganacak bir şey yok.

İfade özgürlüğü sınırlı olan

ülkelerin siyasi hayatı, dolaylı

simgeler üzerine kuruludur.

O yüzden badem bıyık da

simgedir, pos bıyık da...

Tespih de parka da...

Ben de üniversitede hiç sakal

bıyık sevmediğim halde, sırf

hocalarıma yasaklandı diye,

“simge” niyetine yıllarca bıyıklı gezdim.

Yasak kalkana kadar da kesmedim.

Simgelerden korkmam.

Sorun, türbanın simge olması değil.

***

Türban özgürleştirir mi?

Bence hayır!

Hatta -kadınların

önemli bölümünün ancak

türbanla sokağa çıkabildiği

gerçeğine rağmen- tersine inananlardanım.

Yine de ben öyle düşünüyorum diye,

üniversiteye, Meclis’e “Türbanlılar giremez” tabelası

asılması da demokratik değil(di).

Türban, -bizim için- özgürlük

anlamına gelmese de türban

takma tercihi, özgürlükler kapsamındadır.

Toplumda türbanlılar varsa,

onların üniversiteye girmesi,

temsilcilerinin Meclis’te olması

da beni rahatsız etmiyor.

Sorun, türbanın Meclis’e girmesi de değil...

***

Sorun, düne kadar “Türban

yasaktır” tabelasının yarattığı

mağduriyeti kullanarak

iktidar olanların, bugün hâlâ

o mağduriyetten medet umması...

Seçim öncesi hâlâ örtü meselesini kullanması...

Sorun, “özgürleşme” adı

altında türbana kapı açanların, kamuya, okula, ekrana,

Meclis’e, “Dekolte yasaktır”,

“Mini etek yasaktır” “Kolsuz bluz yasaktır” tabelaları asması...

Dertlerinin özgürleştirme olmaması... Kafalarının, “Nihayet

yasaklama sırası bize geldi” diye çalışması...

***

Dün türbanla Meclis’e gelen

kadın vekiller, kadın hakları için mücadele

veren isimler olsa, sırförtünme tercihleri

nedeniyle Meclis’e giremeseler ve türbanı

tercih hakları kabul ederek vekilliği reddetseler,

kamuoyunda bu konu bambaşka algılanırdı.

Oysa bugün adlarını sadece

türbanlarıyla duyuyoruz.

Erkeklerin verdiği izne göre

başını örtüp açan bir hareketin,

özgürlük getirmesi mümkün

mü?

***

Meclis’te Şafak Pavey’e

pantolon giydirilmezken,

Kamuda kadına kolsuz bluz

yasaklanırken, Okullarda, statlarda

inatla kızların etek boyuyla

uğraşılırken, Eşin türbanlı olması,

kamuda terfinin koşulu haline getirilirken,

Ekranda bir kadın sunucu,

“dekolteli” diye Bakan emriyle

kovulurken, üniversitede,

kamuda, Meclis Genel

Kurulu’nda türbanı serbest

bırakırsanız, bunun adı “açılım”

olmaz, “kapanma” olur.

“Devlet, kimin ne giydiğine

karışmaz” denilse, isteyen

istediğini giyebilse, “demokrasi

paketi”, tüm kıyafet

kısıtlamalarını bertaraf etse,

Meclis’te de, kamuoyunda

da bir uzlaşma sağlanabilirdi belki...

Ama dekolteye saldırırken türbanı kollarsanız,

Tıpkı “klavyelere özgürlük”

derken, o klavyeyi kullananları

içeri tıktığınız gibi,

Tıpkı milli andı kaldırırken,

din derslerini zorunlu kıldığınız gibi,

Tıpkı “Devlet ibadete

karışamaz” derken cemevlerini

tanımadığınız gibi, Tıpkı pakette “Toplanma

özgürlüğü haktır” derken,

toplanmayı suç haline getirdiğiniz gibi,

İnandırıcı olmazsınız. Tersine, özgürlüğü sırf

kendine yontan ikiyüzlülüğünüz

ve “öteki”ni baskı altında tutan

tahakkümcülüğünüz ortaya çıkar.

***

CHP, seçim hesapları

yüzünden politika

belirleyememiş olabilir ama

şu son hamle, toplumun

üzerine uzun süredir örtülmeye

çalışılan o koca “örtü”nün

Meclis’e de serilmesidir.

Alternatifi, kişisel tercihlerden

devletin elini çekmesini

sağlayacak “topyekûn bir

özgürlük” fikridir.

Can Dündar

Cumhuriyet

yesil bot yayina basladi